Meditasyon, insan bilincinin uyku, rüya, uyanıklık hallerinden farklı 4. bir halidir. Bilincin diğer üç hali gibi doğal bir durumudur.
Merkezi sinir sistemimiz doğal yapısı gereği farklı algı durumlarını deneyimler. Bu farklı durumları uyku, rüya, uyanıklık gibi farklı bilinç halleri olarak algılarız. İnsan beyni kullanabileceğinden çok daha fazla yeteneklerle donatılmıştır. Bu yetenekleri ve beynin işleyiş tarzını giderek daha iyi anlıyoruz. Bilincin farklı halleri 20. yy ortalarından itibaren bilimsel araştırmalara konu olmaya başlamıştır. Beyin EEG (elektroensefalografi) bulguları bilinç hallerine göre temel değişiklikler gösterir. EEG değişiklikleri merkezi sinir sisteminin biyokimyası ve fizyolojisindeki değişikliği gösterir. Farklı bilinç hallerinde sinir sistemindeki değişikliğe bağlı olarak tüm vücudun biyokimyası ve fizyolojisi de değişir.
Her insanın deneyimlediği ve tanıdığı 3 temel bilinç hali olan derin uyku, rüya ve uyanıklık halleri belirgin EEG değişiklikleri gösterir. Kendi deneyimimizden bu 3 bilinç halinin tamamen birbirinden farklı olduğunu biliriz.
1.Derin uykuda, farkında olma hali yoktur. Çevremizin, çevrede olup bitenlerin ve kendi benliğimizin farkında olmayız. Çevredeki uyaranları bir tür algılama vardır ama ancak uyanınca benlik duygusu ve farkında olma hali tekrar algılanır.
2.Rüyada, farkında olma hali vardır. Ancak bu farkında olma hali gerçeklik ve fizik yasalarına uymaz. Uçabiliriz, hayatta olmayan kişilerle görüşürüz vb…
3.Uyanıklık, günlük yaşantımızın geçtiği, çalışma, üretme, yeme-içme gibi yaşam faaliyetlerini sürdürdüğümüz ve realitenin, fizik yasalarının değişmez gerçek olarak algıladığımız bilinç halidir.
Sinir sistemimizin bu 3 farklı bilinç hallerine niçin ve nasıl gittiğini henüz bilmiyoruz. Ancak bu gidişin doğal bir süreç olduğunu, bir gereklilik olduğunu biliyoruz. Yapılan bilimsel araştırmalar uyanıklık halinin bir yorulma ve yıpranma süreci olduğunu, uyku ve rüyanın ise bir tür stres çözümleme, toksin atma süreçleri olduğunu düşündürmektedir.